Bejan Matur – Türkçe

av: Mikael Heinonen den: 15 mars, 2017

  • Bejan Matur – Türkçe
  • Kitapları aşağıdaki adreslerden temin edebilirsiniz:

    http://www.blackisland.se
    http://www.adlibris.com
    http://www.bokus.com

    Rönnells antikvariat, Birger Jarlsgatan 32 B, Stockholm.

    Matur’un şiiri; Modern bir ağıt, bir Kassandra çığlığı!

    Bejan Matur şiirini  İsveçte tanıtmaya  iki kitapla başlıyoruz. Eşzamanlı olarak İsveççe ve Kürtçede Matur okuruyla buluşuyor.
    Seçkilerin ağırlıklı bölümünü Kürtlerin tarih boyunca yaşadığı insanlık trajedisini yansıtan Son Dağ’daki şiirler oluşturuyor. Kader Denizi ise Akdeniz’i geçerken trajik bir ölümle hayatları sonlanan mültecileri anlatıyor.
    Matur şiirlerinde çoğunlukla, Kürtlerin tarih boyunca süregelen yolculuklarında uğradıkları talihsizlik ve başarısızlıkların yasını tutuyor. Oğulları ve kocaları öldürülen Kürt annelerinin acısını dile getiriyor.
    Matur ölmeyi ve öldürmeyi durdurmaya gücü yetmeyen  modern bir ağıtçı kadın, bir Kassandra gibi kuruyor şiirini.
    Matur’un şiirinde dağ, ova, vadi, taş, su, rüzgâr, acı, hüzün, keder, çürüme, başlangıç gibi sözcükler sıklıkla tekrarlanıyor. Bu sözcüklerin ilk anda görüldüğünden çok daha derin bir içeriği olduğunu okur ilerledikçe fark eder.
    Taşlar mezar taşlarını anlatır, başlangıç sözcüğü kimi zaman daha iyi ve daha onurlu bir hayat için her şeyin yeniden başlaması, kimi zaman da Kürtlerin onurları için sürdürdükleri mücadelenin artık karşılık bulması dileğini ifade eder.
    Kadınlar da birer anne olarak Matur’un şiir dünyasında önemli bir yer tutar. Anne her zaman geri dönülecek bir yerdir, akılda tutulması gereken başlangıçtır. Doğa da Matur’un şiirinde bir esin kaynağı olarak öne çıkar.
    Ağacın ve suyun ruhu vardır. Rüzgâr her şeyi bilen olarak tanımlanır. Doğa koruyucu bir role sahiptir ve şair onu anne ile özdeşleştirir. Ona göre anne düzenli bir yaşam alanı yaratan kutsal bir varlıktır. Çeşitli metaforlar biçiminde ortaya çıkan suyun da anne ile bağlantısı vardır.
    Matur ezilenlerin yazgısını anlattığı yerlerde “yaradılışa” dönüp  Tanrı’yla konuşur. Özellikle Kader Denizi’nde. Ancak kutsal kitaplarda yazılanları izlemez, kendi yaradılış anlatısını geliştirir.
    Birkaç şiirinde Hz.Muhammed’in göğe yükseliş (miraç) öyküsünü tersine çevirerek kullanır ve Akdeniz’i geçmeye çalışırken boğulan mültecilerin sularda kayboluşunu anlatır. Onların ölü bedenlerinin Akdenizin derinlerine doğru yol alışlarını anlatırken mitolojik bir atmosfer kurar. Ancak bu anlatıyı o denli sık bir dokuyla örgüler ki, imgeler arasındaki bağlantıyı görebilmek bazen dikkatli bir okuma gerektirir.
    Örneğin “Bu miraçta/Kimse inanmayacak/ Kollara” derken boğulmakta olanların suyun üstünde kalabilmek için nasıl çırpındıklarını anlatmaktadır. Bunu başaramayacaklarını bilerek yol almakta olduklarını gören birinin hüznüyle var eder şiirini …
    Matur’u bir Kürt şairi olarak benzersiz yapan yanı, şiirlerinde Kürt sorununu politize etmemesidir. İntikam ya da ajitasyon peşinde değildir o. Buna karşılık Kürtlerin yazgısını daha büyük bir bağlam içine yerleştirir. Onu herkesten ayıran da budur. Matur’un ağıtları ve eserlerindeki insancıl ve hümanist duruş, sarsıcı olduğu kadar sarmalayıcıdır…
    Black Island Books Yayınevi.